Avukata Sorun
Yardıma ihtiyacınız mı var? Hemen sorun!

Çekişmeli/İhtilaflı Boşanma Davası

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI

 

Boşanma davası evlilik birliğini sürdüremeyen çiftlerin mahkeme yoluyla bu birlikteliğe son vermelerini sağlayan dava türüdür.

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma olarak ikiye ayrılır. Bu yazımızda sizlere çekişmeli boşanma davası hakkında temel bilgiler sunacağız.

Çekişmeli boşanma davası açılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen sebeplerden herhangi birinin varlığı aranır. Bu dava türünde ya eşlerden yalnızca birinin boşanmak istiyor olması veya iki taraf da boşanmak istemesine rağmen bazı hususlarda (örneğin; nafaka, velayet, tazminat) anlaşamıyor olmaları gerekir.

Aile mahkemesinde hakimin boşanmaya karar verebilmesi için tarafların

  • Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının
  • Evliliğin eşler açısından çekilmez hale geldiğinin
  • Karşı tarafın kusurlu olduğunun

İspatlanması gerekir.

Boşanma Sebepleri

Zina

Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur. (TMK 161. Madde)

Eşlerden birinin bir başkasıyla cinsel birliktelik yaşaması, o kişiye ev açması, o kişi ile birlikte tatile gitmesi gibi olaylarda zina sebebine dayanılabilir.

 

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onu kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. (TMK 162. Madde)

Hayata kast muamelesinin bizzat eşe karşı yapılmış olması gerekir. Eşin ailesine vs yapılması halinde bu sebebe dayanılamaz.

Hangi eylemler pek kötü ve onur kırıcı davranış olarak kabul edilir?

İşkence, dayak, cinsel ilişkiye zorlamak, küfür, sürekli aldatmak, toplum içinde küçük düşürmek gibi eylemler pek kötü ve onur kırıcı davranış örnekleri olarak sayılabilir.

 

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. (TMK 163. Madde)

Bu sebebe dayanabilmek için suçun evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir.

 

Terk

Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. (TMK 164. Madde)

Evi terk eden eş bu fiilinde haklı olduğunu ispatlarsa (örneğin; evde şiddet görüyorsa, ailesi ile görüştürülmüyorsa, eve kapatılıyorsa) terk sebebine dayanılarak açılan dava reddedilir.

 

Akıl Hastalığı

Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. (TMK 165. Madde)

 

Evlilik Birliğinin Sarsılması

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. (TMK 166. Madde 1. ve 2. Fıkra)

Halk arasında şiddetli geçimsizlik olarak bilinen bu durum genel nitelikteki boşanma sebebidir. Yukarıda sayılan boşanma sebeplerine dahil olmayan tüm durumlarda evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanılarak boşanma davası açılabilir.

Geçimsizlik konusunda daha az kusurlu olan taraf, boşanma davası açma hakkına sahiptir. Kusurun belirlenmesi hakimin takdirine bırakılmıştır. (YİBK 3.7.1978 günlü ve 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)

 

Görev ve Yetki

 

Boşanma davası aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi olamayan yerleşim birimlerinde aile mahkemesi sıfatı ile asliye hukuk mahkemesinde görülür.

 

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. (TMK 168. Madde)

Eşlerden birinin ailesinin yanında yaşaması halinde dava bu yer mahkemesinde de açılabilir.

Örneğin Ankara’da yaşayan eşlerden biri ayrılıp Adana’daki ailesinin evine dönerse boşanma davası Adana Aile Mahkemesi’nde de açılabilir.

 

Deliller

 

Boşanma davalarında delil çok hassas bir meseledir. Hukuka uygun olan her türlü delil mahkemeye sunulabilirken; hukuka aykırı delil, hakkınızda ceza davası açılmasına dahi sebep olabilir.

Karşı tarafın haberi olmaksızın kameraya alınması, ses kaydı, umuma açık olmayan yerlerdeki görüntüleri, şifreli yazışmaları hukuka aykırı delil teşkil eder ve -Yargıtay içtihadına göre- mahkeme nezdinde kabul edilmeyecektir.

 

Delil olarak tanık dinletmek istenmesi halinde, bu tanığın olaya bizzat şahit olmuş olması gerekir. ‘Ben A kişisinden böyle duydum, B kişisi olayı böyle görmüş’ şeklindeki ifadeler dikkate alınmayacaktır.

 

 

Sonuç olarak, boşanma davası açmak istiyorsanız, kendinizi muhakkak bir avukatla temsil ettirmenizi öneririz. İşin uzmanı tarafından yürütülmeyen davalarda ne yazık ki çok ciddi hak kayıpları yaşanmaktadır.

 

Randevu almak için bize ulaşabilirsiniz.

 

 

Kaynakça

Aile Hukukunda Boşanma Sebepleri ve Yargılama Usulü, Serpil Özok – TBB TV

Uygulamada İhtilaflı Boşanma Davaları, Eyüp Sabri Canbolat, Bedrettin Canbolat – Canbolat Hukuk Kanalı

Türk Medeni Kanunu, Seçkin Yayınları, Libra Mevzuat Dizisi

İlgili Makaleler

Boşanmada Mal Paylaşımı

Anlaşmalı Boşanma Davası

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve İflas Hukuku

İş Hukuku

İş Hukuku

Image

Bültenimize Abone Olun